EMDR Kaç Seansta Etki Eder? Seansta Ne Yaşanır? | Adana Uzman Psikolog Blog
Blog'a Dön Terapi Yöntemleri

EMDR Kaç Seansta Etki Eder? Seansta Ne Yaşanır?

EMDR Kaç Seansta Etki Eder? Seansta Ne Yaşanır?

Belki bir trafik kazası, ani bir kayıp ya da yıllardır üzerini örtmeye çalıştığınız bir anı... EMDR terapisini duydunuz, belki bir yakınınız "bana çok iyi geldi" dedi, belki de uzun aramalardan sonra bu yönteme kendiniz ulaştınız. Şimdi kafanızda iki büyük soru dönüyor: "Kaç seans sürecek?" ve "O odada bana tam olarak ne olacak?" Randevu almayı düşünürken içinizde bir tedirginlik de var: Ya travmamı yeniden yaşarsam? Ya kontrolümü kaybedersem? Bu duygular son derece anlaşılır ve yalnız değilsiniz; Adana'da EMDR'ye başlamayı düşünen birçok kişi ilk görüşmeye tam olarak bu sorularla gelir.

EMDR'nin ne olduğunu, hangi sorunlarda kullanıldığını ve bilimsel dayanaklarını merak ediyorsanız, EMDR terapisini kapsamlı anlattığımız yazımızı okuyabilirsiniz. Bu yazıda ise madalyonun öteki yüzüne, yani sizin tarafınıza odaklanacağız: Seans odasında neler yaşanır, etki ne zaman hissedilir, seans sonrası neler normaldir ve EMDR kimler için uygun değildir?

EMDR kaç seansta etki eder? Bana net bir sayı verilebilir mi?

Adana'daki merkezimize başvuran danışanlardan ilk görüşmede en sık duyduğumuz sorulardan biri budur ve dürüst cevap şu: Kimse size önceden kesin bir seans sayısı veremez ve vermemelidir. "Üç seansta travmanız bitecek" gibi vaatler duyarsanız temkinli yaklaşın; çünkü seans sayısını belirleyen şey yöntem değil, sizin hikâyenizdir.

Bu belirtiler size tanıdık geliyorsa yalnız değilsiniz

Uzman psikolog kadromuzla ön görüşme için hemen yazabilirsiniz. Aynı gün randevu imkânı, dilerseniz online seans.

Yine de size yol gösterecek genel bir çerçeve çizebiliriz:

  • Tek olaya bağlı travmalarda (bir trafik kazası, tek seferlik korkutucu bir olay, ani bir kayıp anı gibi) süreç genellikle daha kısa sürer. Birçok danışan, işleme seansları başladıktan sonra anının yükünün hafiflediğini görece erken fark eder.
  • Karmaşık ve uzun süreli travmalarda (çocukluk çağında tekrarlayan ihmal, istismar, uzun yıllar süren zorlayıcı ilişkiler gibi) tablo farklıdır. Burada işlenecek tek bir anı değil, birbirine bağlı bir anı ağı vardır. Hazırlık ve güvenlik hissi oluşturma aşaması daha uzun tutulur, işleme daha kademeli ilerler.

Ayrıca "etki etmesi" ile "sürecin tamamlanması" aynı şey değildir. Bazı danışanlar daha ilk seanslardan itibaren uykularının düzeldiğini ya da anıyı düşündüklerinde bedenlerinin eskisi kadar kasılmadığını söyler; ama uzmanınız, kazanımların kalıcı olması için sürecin tamamını planlı şekilde yürütmek ister. Bu bir yarış değil, bir iyileşme sürecidir.

Neden bazı kişilerde süreç daha uzun sürer?

Seans sayısını etkileyen etkenler kişiden kişiye değişir: Travmanın türü ve tekrarlayıp tekrarlamadığı, eşlik eden depresyon ya da yoğun kaygı olup olmadığı, terapistle güven ilişkisinin kurulma hızı, o dönemde hayatınızda devam eden stres kaynakları ve duygularınızı düzenleme kapasiteniz bunların başında gelir. Bunların hiçbiri "sizde bir eksiklik" anlamına gelmez; sadece beyninizin güvende hissetmeye ihtiyaç duyduğu süreyi belirler.

İlk seansta hemen travmamı anlatmak zorunda mıyım?

Hayır. Bu, EMDR hakkındaki en yaygın ve en yorucu endişelerden biridir; oysa gerçek bunun tam tersidir. İlk görüşmeler tanışma, öykü alma ve hedef belirleme üzerine kuruludur. Uzmanınız sizi tanır, yaşadıklarınızın hayatınızı bugün nasıl etkilediğini anlamaya çalışır ve birlikte bir yol haritası çizersiniz.

Üstelik EMDR'nin rahatlatıcı bir özelliği vardır: Anınızı bütün ayrıntılarıyla sesli anlatmak zorunda değilsiniz. Klasik konuşma terapilerinden farklı olarak, işleme sırasında zihninizden geçenlerin tamamını paylaşmanız gerekmez; uzmanınıza kısa geri bildirimler vermeniz yeterlidir. "Anlatmaya utanıyorum, kelimelere dökemiyorum" diyen danışanlar için bu, çoğu zaman büyük bir nefes alma alanıdır.

İşleme aşamasına geçmeden önce ise mutlaka bir hazırlık dönemi olur: Güvenli yer çalışması, nefes ve sakinleşme becerileri gibi kaynaklar önce yerleştirilir. Yani travmanıza "hazırlıksız dalmak" diye bir şey söz konusu değildir; tam tersine, EMDR'nin yapısı sizi önce güçlendirmek üzerine kuruludur.

EMDR seansında tam olarak ne yaşanır?

Bir işleme seansını gözünüzde canlandıralım. Rahat bir koltukta, terapistinizin karşısında ya da hafif çaprazında oturursunuz. Uzmanınız, üzerinde çalışacağınız anıyı ve o anıya bağlı düşünceyi, duyguyu, bedeninizdeki hissi sizinle birlikte kısaca netleştirir. Sonra çift yönlü uyarım başlar: Terapistin parmaklarını gözlerinizle takip edersiniz ya da dokunsal veya işitsel uyarım kullanılır.

Bu uyarım kısa setler hâlinde ilerler. Her setin sonunda uzmanınız durur ve size sadece şunu sorar: "Ne fark ettiniz?" Siz de o an zihninizden geçeni birkaç kelimeyle söylersiniz; bir görüntü, bir duygu, bedeninizde bir his, bazen bambaşka bir anı. Doğru ya da yanlış cevap yoktur. Zihniniz nereye gidiyorsa oraya gitmesine izin verilir, çünkü işlemenin doğası budur.

Seans sırasında duyguların dalga gibi yükselip alçalması olağandır. Gözleriniz dolabilir, ağlayabilirsiniz, bir an öfke ya da üzüntü hissedebilirsiniz; sonra çoğu zaman bu yoğunluğun kendiliğinden azaldığını fark edersiniz. Terapistiniz bu dalgaların hiçbirinde sizi yalnız bırakmaz; yoğunluk arttığında yavaşlatır, gerekirse ara verir, seansı her zaman sizi bugüne ve güvende hissettiğiniz bir noktaya getirerek kapatır.

Aklıma bambaşka şeyler gelirse yanlış mı yapıyorum?

Hayır, tam tersine. Setler sırasında zihninizin alakasız görünen anılara, görüntülere ya da düşüncelere atlaması işlemenin çalıştığının işaretlerinden biridir. Beyin, o anıyla bağlantılı ağları kendi bildiği yoldan dolaşır. "Odaklanamadım, seansı boşa harcadım" endişesi neredeyse her danışanda bir kez ortaya çıkar ve neredeyse her seferinde yersizdir.

Bir seans ne kadar sürer?

EMDR seansları genellikle standart bir terapi seansı düzeninde planlanır; işleme yoğun geçen dönemlerde uzmanınız süreyi ve seans aralığını sizin ihtiyacınıza göre ayarlayabilir. Burada da belirleyici olan takvim değil, sizin sürecinizdir.

EMDR sırasında kontrolümü kaybeder miyim? Hipnoz gibi bir şey mi?

Bu, seansa gelmeyi erteleten en güçlü korkulardan biri olduğu için açıkça söyleyelim: EMDR hipnoz değildir. Seans boyunca tamamen uyanıksınız, bilinciniz açık ve iradeniz sizdedir. Kimse zihninize bir şey "yerleştirmez", size fark etmediğiniz bir şey yaptırmaz.

EMDR'de "çift yönlü farkındalık" denen bir durum hedeflenir: Bir yandan geçmişteki anıya dokunursunuz, diğer yandan ayaklarınız bugünde, güvenli terapi odasındadır. Terapistiniz bu dengeyi korumak için oradadır. Dahası, seansın başında bir durdurma işareti belirlenir; elinizi kaldırmanız yeterlidir ve süreç o an durur. Yani kontrol hissi EMDR'nin gözden çıkardığı değil, özenle koruduğu bir şeydir. Birçok danışan seans sonrasında "korktuğum gibi sürüklenmedim, direksiyon hep bendeydi" benzeri cümleler kurar.

Seans bittikten sonra neler hissetmem normal?

İşleme, seans odasında bitmez; beyniniz sonraki günlerde de çalışmaya devam eder. Bu yüzden seans sonrasında şunlar tamamen olağandır:

  • Yorgunluk: Sanki fiziksel bir iş yapmış gibi hissedebilirsiniz; bu, zihinsel işlemenin doğal sonucudur.
  • Duygusal dalgalanma: Bir iki gün daha hassas, daha içe dönük ya da beklenmedik anlarda duygulanmış olabilirsiniz.
  • Canlı rüyalar: Rüyaların artması veya yoğunlaşması, işlemenin uykuda devam ettiğinin göstergesi olabilir.
  • Yeni ayrıntılar: Çalışılan anıyla bağlantılı yeni anılar veya ayrıntılar hatırlayabilirsiniz. Bunları not edip bir sonraki seansta paylaşmak süreci besler.
  • Hafiflik: Bazı danışanlar ise seans sonrasında belirgin bir rahatlama ve hafifleme tarif eder; bu da aynı derecede normaldir.

Seans gününde kendinize nazik davranın: Yoğun bir programın ortasına seans sıkıştırmamaya çalışın, su için, mümkünse kısa bir yürüyüş yapın, akşamı sakin geçirin. Uzmanınızın önerdiği sakinleşme egzersizleri bu günlerde en iyi yardımcınızdır.

Hangi durumda terapistimi aramalıyım?

Seans sonrası hassasiyet birkaç gün içinde yatışma eğilimindedir. Ancak sıkıntınız günler geçtikçe azalmak yerine artıyorsa, uykunuz belirgin şekilde bozulduysa ya da başa çıkmakta zorlandığınızı hissediyorsanız bir sonraki randevuyu beklemeden uzmanınıza haber verin; seans aralığı veya çalışma temposu size göre yeniden ayarlanabilir. Kendinize zarar verme düşünceleri yaşarsanız bunu mutlaka ve hemen uzmanınızla paylaşın; acil bir durumda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurun.

Çarpıntı, uyuşma, baş dönmesi gibi bedensel şikâyetlerim var; önce doktora mı gitmeliyim?

Evet ve bunu özellikle vurgulamak isteriz. Travma ve kaygı bedende gerçek belirtiler üretebilir: çarpıntı, göğüste baskı, nefes darlığı, uyuşma, karıncalanma, baş dönmesi... Ancak bu belirtilerin benzerlerini bazı tıbbi durumlar da ortaya çıkarabilir. Bu nedenle sorumlu bir yaklaşım, önce tıbbi nedenlerin dışlanmasını ister. Uygun ilk adımlar şunlardır:

  • Çarpıntı ve göğüs ağrısında: kardiyoloji muayenesi
  • Uyuşma, karıncalanma ve inatçı baş ağrılarında: nöroloji değerlendirmesi
  • Baş dönmesi ve denge sorunlarında: kulak burun boğaz kontrolü
  • Genel yorgunluk ve halsizlikte: dahiliye muayenesi (tiroid ve kan değerleri gibi temel kontroller)

Tıbbi bir neden bulunmazsa, bu aslında güçlü bir bilgidir: Bedeninizin alarm sistemi sağlamdır, ancak yanlış zamanlarda çalmaktadır ve bu tam olarak terapinin çalışma alanıdır. Adana'daki merkezimizde ilk değerlendirmede tıbbi muayeneden geçip geçmediğiniz zaten sorulur; gerekli görülürse önce ilgili hekime yönlendirilirsiniz. Bu sıralama sizin güvenliğiniz içindir.

EMDR kimlere uygun, kimlere uygulanmaz?

EMDR; tek olaya bağlı travmalar, kazalar, kayıp ve yas süreçleri, travma sonrası stres belirtileri, fobiler ve travmatik bir olaydan sonra başlayan panik ve kaygı sorunlarında sık tercih edilen bir yöntemdir. Kaygı sorunları için Adana'da hangi desteklerin sunulduğunu anksiyete alanındaki çalışmalarımızı anlattığımız sayfada ayrıntılı bulabilirsiniz.

Okuduklarınız hakkında bir uzmanla konuşmak ister misiniz?

Sorularınızı WhatsApp üzerinden ücretsiz sorabilir, size uygun gün için randevu oluşturabilirsiniz.

Öte yandan EMDR herkes için ilk seçenek değildir ve iyi bir klinisyen bunu size açıkça söyler:

  • Aktif psikotik belirtilerin olduğu dönemlerde EMDR uygun değildir; öncelik psikiyatrik tedavidir.
  • Yoğun dissosiyatif belirtiler (sık kopmalar, zaman kaybı yaşantıları) varsa doğrudan işlemeye geçilmez; önce uzun bir güvenlik ve istikrar çalışması gerekir.
  • Aktif alkol veya madde kullanımı değerlendirme gerektirir; işleme kapasitesini etkileyebileceği için süreç buna göre planlanır.
  • Hayatın çok kriz yüklü bir döneminde (devam eden tehdit, güvensiz yaşam koşulları) önce güvenliğin sağlanması gerekir; travma "bitmemişken" işlenmesi beklenmez.
  • Bazı göz rahatsızlıklarında göz hareketi yerine dokunsal veya işitsel uyarım tercih edilir; yani yöntem çoğu zaman size uyarlanabilir.
  • Gebelik ve epilepsi gibi durumlarda karar, hekiminizle iş birliği içinde ve bireysel değerlendirmeyle verilir.

Buradaki temel ilke şudur: EMDR'ye uygunluk internetten okuyarak değil, yüz yüze klinik değerlendirmeyle belirlenir. "Bana uygun mu?" sorusunun cevabı, sizi dinleyen bir uzmanla birlikte netleşir.

Merkezinizde sürece nasıl başlanır?

Uzman Bilgim Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde her süreç, yöntemden önce sizinle başlar. Adana Çukurova'daki merkezimizde ilk görüşme bir değerlendirme görüşmesidir: Yaşadıklarınız, belirtileriniz, geçmişiniz ve hedefleriniz birlikte ele alınır; size en uygun yaklaşımın travma odaklı bir çalışma mı, yoksa bilişsel davranışçı terapi gibi başka bir yöntem mi olduğuna bu değerlendirmenin sonunda karar verilir. Travma sonrası stres, kaygı ve depresyon alanında çalışan Uzman Psikolog Merve Çağatay ve ekibimiz, ihtiyacınıza göre yol haritanızı sizinle birlikte oluşturur; EMDR'nin uygun olduğu durumlarda travma alanında çalışan uzmanlarla süreç planlanır.

Adana içinden ya da çevre ilçelerden ulaşmanız fark etmez; önemli olan, ertelediğiniz o ilk adımı atmanızdır. Travmayla yaşamayı "kaderiniz" sanmanız gerekmiyor; zihniniz, doğru koşullar sağlandığında iyileşme yönünde çalışmayı zaten biliyor.

Sık Sorulan Sorular

EMDR fiziksel olarak acı verir mi?

Hayır. Göz hareketleri, dokunsal veya işitsel uyarım fiziksel olarak ağrısızdır. Zorlayıcı olabilecek tek şey duygulara temas etmektir; bu da kontrollü, kademeli ve uzman eşliğinde gerçekleşir.

Seanslar arasında ne kadar boşluk olur?

Çoğunlukla haftada bir düzen tercih edilir; ancak sürecin yoğunluğuna ve sizin ihtiyacınıza göre uzmanınız aralıkları esnetebilir. Sabit bir kural yoktur.

EMDR çocuklara ve ergenlere uygulanır mı?

EMDR, çocuklar ve ergenler için uyarlanmış biçimleriyle kullanılabilen bir yöntemdir. Çocuğunuz için en uygun yaklaşımın EMDR mi, oyun terapisi mi yoksa başka bir yöntem mi olduğu, çocuk alanında çalışan bir uzmanın değerlendirmesiyle belirlenir; Adana'daki merkezimizde çocuk ve ergen alanında çalışan psikologlarımız bu değerlendirmede size yol gösterebilir.

Psikiyatrik ilaç kullanıyorum; EMDR alabilir miyim?

Çoğu durumda evet; ilaç kullanımı EMDR'ye engel değildir. Önemli olan, terapistinizin ve psikiyatristinizin bilgi içinde olmasıdır. İlacınızı asla kendi kararınızla bırakmayın; her değişiklik hekiminizle planlanmalıdır.

EMDR'nin etkisi kalıcı mı, travma geri gelir mi?

Sağlıklı biçimde işlenen bir anı genellikle eski rahatsız edici gücünü yitirir; anıyı hatırlarsınız ama sizi eskisi gibi sarsmaz. Hayat yeni zorluklar getirdiğinde ihtiyaç duyulursa takviye seanslar yapılabilir. Hiçbir terapi yöntemi "ömür boyu garanti" vaat edemez; ama kazandığınız beceriler ve işlenen anılar sizinle kalır.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka bir uzmana başvurun.

Merve Çağatay
Bu konuda size destek olabilir

Merve Çağatay

Uzman Psikolog
Bireysel Terapi · Çocuk Terapisi · Ergen Terapisi · Ebeveyn Danışmanlığı · Anksiyete
Hemen Ara WhatsApp